Şiddetli horlamalarınız mı var?, Horlama sesinizden kendiniz de uyanıyor musunuz?, Kendinizi sürekli yorgun mu hissediyorsunuz?, Çevreniz ve ailenizle iletişim sorunu mu yaşıyorsunuz?, Tüm bu sorulara yanıtınız ‘evet’ ise, ‘uyku apnesi’ sorunu ile karşı karşıyasınız. Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Harun Arbatlı, uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yüksek tansiyona neden olduğunu söyledi.

Uyku apnesi sinsice ilerlemesi ve ölüme sebep olması nedeniyle, özellikle erkeklerin korkulu rüyası. Tedavi edilmemiş uyku apnesi; hipertansiyon, kalpte ritim bozuklukları, kalp krizi ve ölüme sebep oluyor.

Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Harun Arbatlı, uyku apnesinin tedavi edilmediğinde yüksek tansiyona neden olduğunu belirterek, kalp hastalıklarından ölüme zemin hazırladığını söyledi.

Düzenli uykunun önemi nedir?
Erişkin bir kişi, günde 6-8 saat uyumalıdır. Yetersiz uyku iş veriminde düşme, dikkat ve beceride azalmaya neden olur. Yetersiz uyku dikkat eksikliğine bağlı olarak trafik ve iş kazalarına da neden olmaktadır. Uykunun vücudu fiziksel olarak dinlendirici etkisinin yanında bir çok fonksiyonu da vardır. Kalp atımları, kan basıncı ve solunum sayısı uyku sırasında düşer. Vücuda yararlı hormonların salınımı uyku sırasında artar. Yeme içme gibi vücut restorasyonu için çok önemli olan uyku, dengeli ve düzenli olmalıdır.

Öğle uykusunun kalp sağlığı üzerindeki etkisi nedir?
Öğle saatlerinde ya da öğle sonrası bir saatlik uyku, son derece dinlendiricidir ve vücuttaki bütün stresi alır. Uyuduktan sonra geri kalan zamanı daha verimli değerlendirmeyi sağlar. Öğle uykusu uyuyanların uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşmektedir. Çünkü uykuda beden ile birlikte ruhsal dinlenme de vardır. Fizik olarak uykusuzluğa dayanılabilir ama ruhsal olarak dayanmak mümkün değildir. Ruhsal gerilim de vücutta zararlı hormonların salgılanmasına neden olur bu da kalp krizi riskini tetikler.

Haftada üç kez şekerleme yapın
Haftada 3 kez 30′ar dakikalık şekerlemeler kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler yapmaktadır. Özellikle çalışan orta yaşlı erkekler gün içinde şekerleme yaparak kalp krizi geçirme riskini yüzde 20-30 arasında düşürebilir. Stres hormonları vücuttaki bezeleri, kan damarlarlarını ve hormonlarını hasara uğratmaktadır. Stres, kötü alışkanlıklara da zemin hazırlıyor. Sigara içmek, aşırı yemek yemek ve egzersizden uzak kalmak, kalbi olumsuz etkiliyor. Küçük uyku molaları hem stresi azaltır hem de geri kalan zamanı verimli geçirmeyi sağlar. Hafta içi yapılamıyorsa hafta sonu uyuyun. Ancak gün içindeki uyku gece uykusunun düzenini bozabileceği için gün içinde çok fazla uyumak doğru değildir. İspanyolların siesta dedikleri öğle uykusu alışkanlığının olduğu ülkelerde, kalp hastalıklarının düşük olması dikkat çekici bir durumdur.

Uyku apnesinin kalp hastalıkları ile ilişkisi nedir?
Uyku apnesi uyku sırasındaki solunum duraklamalarından kaynaklanan ve uyku düzeninin bozulmasına neden olan bir hastalıktır. Hastalık, uykuda hava akımının en az 10 saniye normal değerinin % 20′sine ve daha da altına düşmesidir. Uykudaki solunum duraklamaları sonucunda kandaki oksijen miktarı azalır ve karbondioksit miktarı artar.

Uyku apnesi kalbin en büyük düşmanı!
Uyku apne sendromu ile koroner kalp hastalığı ve kalp krizi arasında sıkı bir ilişki vardır. Kalp krizi geçiren hastaların %35-65”inde uyku apne sendromu saptanmıştır. Uyku apnesi olan ve tedavi edilen koroner kalp hastalığı olan hastaların, tedavi edilmeyenlere oranla 5 yıllık yaşam süreleri incelendiğinde ölüm oranları arasında 6,5 kat fark olduğu saptanmıştır. Uyku apne sendromlu hastalarda sıklıkla kalp ritm bozukluğu görülmektedir. Hastalık tedavi edilmediği takdirde kalp yetmezliğine yol açabilmektedir. Uyku apneleri kalp yetersizliğinin tedavi edilmesini de güçleştirmektedir.

Uyku apnesi neden oluşur?
Uyku apnesi merkezi sinir sistemindeki bir problem nedeniyle (merkezi uyku apnesi) veya solunum yollarındaki bir tıkanıklık nedeniyle (tıkayıcı uyku apnesi) oluşabilir. Bazen de bu her iki durum birlikte olmaktadır (bileşik uyku apnesi). Bu hastalığın değerlendirilmesinde sadece solunumun durması (apne) değil aynı zamanda solunumun azalması (hipopne) da hesaba katılmaktadır.

Uyku apnesi daha çok kimlerde görülür?
Uyku apnesi erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülmektedir. Risk faktörleri arasında aşırı kilo, burun ve boğaz yapısında anormallikler ve aile geçmişinde apne olması yer almaktadır. Uyku apnesinin en büyük risk faktörü obezitedir. Sırt üstü yatmak, sigara içmek ve alkol almak da uyku apnesi riskini artırmaktadır.

Uyku apnesi hipertansiyonu da tetiklemektedir
Uyku apne sendromlu hastaların yarısından çoğunda hipertansiyon vardır. Uyku apnesinin ağırlığı arttıkça hipertansiyon sıklığı da artar. Hastaların kan basıncı sabaha doğru saatlerde oldukça yüksektir ve tipik olarak hastaların çoğu bir veya daha çok tansiyon ilacına rağmen yüksek tansiyonlarının tam olarak kontrol altına alınmadığından yakınırlar. Uyku apne sendromu tanı ve tedavisi sonrası hastaların kullandığı tansiyon ilaçları genellikle fazla gelmeye başlar, hastaların tansiyon ilaçlarının dozu bazen azaltılır bazen de tamamen kesilir.

Uyku apnesinin teşhisi için uyku laboratuar çalışması önerilmektedir. Bunun için hasta gece uykusunu laboratuar ortamında geçirir ve kişinin beyin dalgaları, solunumu, ve uykunun bölünmesine neden olan hareketleri görüntülenir. Teşhisin uyku apnesi olması durumunda uygulanacak tedavi seçenekleri de hekim tarafından belirlenir.

Eriketler: , , , , , , , , , , , , ,